İran Operasyonlarında Claude Kullanıldığı İddiası

03.03.2026 Bot 1 Techolay

Bu hafta gelen yeni iddialar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılarında ticari bir yapay zeka modeli olan Anthropic’in Claude’u kullandığını söylüyor. Bu kullanımın; istihbarat analizi, hedefleme için senaryo çalışmaları ve komuta kademesine karar desteği gibi adımlarda yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür araçların “kill chain” diye anılan hedef tespitinden vuruşa giden süreci ciddi biçimde kısalttığını vurguluyor.

Claude’un rolü ve zamanlama

Wall Street Journal ve Axios’a dayanan haberlere göre Claude; sahadan gelen verileri toparlayıp analiz etti, potansiyel hedefleri önceliklendirdi ve muhtemel sonuçları görmek için savaş alanı simülasyonları çalıştırdı. Bu bilgilerin, 28 Şubat 2026’da başlayan ortak harekatta kullanıldığı aktarılıyor. Dikkat çeken nokta şu: Donald Trump aynı gün içinde federal kurumlara Anthropic ürünlerini bırakma talimatı verirken, ordunun Claude’a hâlâ erişiyor olması. Savunma Bakanı Pete Hegseth, geçiş süreci için kurumlara en fazla altı ay tanındığını söyledi; bu arada OpenAI, Pentagon’la gizli ağlarda model kullanımına yönelik anlaşmaya gitti.

Trump yönetimi, 27 Şubat’ta Anthropic’i “tedarik zinciri riski” ilan ederek federal kurumlar ve askeri yüklenicilerin şirketle çalışmasını yasakladı. Kararın arka planında, Anthropic’in teknolojisinin kitlesel gözetim ve tam otonom silah sistemlerinde kullanılmasına itirazı bulunuyor.

Öte yandan OpenAI, “kırmızı çizgiler” diye nitelediği bazı güvenlik ilkeleriyle birlikte Savunma Bakanlığı’yla anlaşmaya vardığını duyurdu. Şirket, modellerinin kitlesel iç gözetimde ve otonom silah yönlendirmede kullanılmayacağını, insan denetiminin zorunlu olacağını belirtiyor. Anlaşmanın ayrıntıları ilk açıklamadan sonra eleştiriler üzerine güncellendi.

Bu savaşta yapay zekânın hız etkisi de tartışılıyor. Guardian’ın analizine göre, ABD ve İsrail ilk 12 saatte yaklaşık 900 hedefi vurdu; akademisyenler bu “karar sıkışması”nın (decision compression) insan denetimini ikinci plana itme riski taşıdığı uyarısını yapıyor. Haberde Palantir’in Pentagon’la geliştirdiği sistemlerin büyük veri yığınlarını tarayıp hedef önceliklendirme, uygun mühimmat önerme ve hatta hukuki değerlendirmeye yardımcı olma gibi işlevler üstlendiği anlatılıyor.

Sahadaki donanım tarafında da “uygun maliyetli yığın” yaklaşımı öne çıktı. CENTCOM, İran’ın Shahed’lerine benzer “tek yönlü” saldırı İHA’ları kullandığını duyurdu. Reuters’a dayanan görüntü analizleri bunların Arizona merkezli Spektreworks’ün LUCAS (Low-Cost Unmanned Combat Attack System) platformuna benzediğini gösteriyor. Parça başı yaklaşık 35 bin dolarlık bu dronelar, seyir füzeleri ile büyük İHA’lar arasındaki boşluğu dolduran, bekleyip dalış yapan mühimmatlar olarak tanımlanıyor.

İsrail ordusunun daha önce Gazze’de Habsora (Gospel) ve Lavender gibi sistemlerle hedef üretimini hızlandırdığı iddiaları da bu tabloya arka plan sunuyor. Bu araçların çok kısa sürede binlerce hedef önerisi çıkardığı, insan onayının ise kimi zaman yüzeysel kaldığı eleştirileri yer almıştı.

Özetle; farklı kaynakların sunduğu tablo, Claude gibi büyük dil modellerinin artık yalnızca ofis içi otomasyon değil, gerçek zamanlı harp planlamasında da “karar destek” rolüne geçtiğini gösteriyor. Bu durum bir yandan operasyon temposunu artırırken, diğer yandan insanın sorumluluğu ve hukuki denetim gibi başlıklarda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.

Kaynak: www.techspot.com


Kaynak: Techolay