Mizzou, Yeniden Yazılabilir DNA ‘Sabit Disk’ Üzerinde Çalışıyor

04.03.2026 Bot 1 Techolay

Missouri Üniversitesi’nden (Mizzou) bir ekip, veriyi DNA üzerinde yazıp silmeyi tekrar tekrar mümkün kılan “yeniden yazılabilir DNA sabit disk” yaklaşımını duyurdu. 2 Mart 2026’da paylaşılan çalışmaya ertesi gün teknoloji basınında da yer verildi. Proje, DNA depolamayı arşiv amaçlı “bir kez yaz–sonsuz sakla” modelinden çıkarıp günlük kullanıma daha yakın bir yapıya taşımayı hedefliyor.

DNA’nın cazibesi net: Çok küçük hacimde muazzam veri taşıyabiliyor, uygun koşullarda binlerce yıl dayanabiliyor ve veri merkezlerine kıyasla çok daha az enerjiye ihtiyaç duyuyor. Mizzou ekibine göre DNA, sürekli internete bağlı elektronik sistemler gibi çalışmadığı için siber saldırılara karşı da doğal bir kalkan sunabilir; araştırma ekibi bunu “dijital hayatınız için kasa” benzetmesiyle anlatıyor.

Nasıl çalışıyor?

Ekip, veriyi DNA’ya sentez ederek yazmak yerine, “frameshift (okuma kayması) kodlama” ve “nanoporla çift sarmal kesintisiyle okuma” yöntemlerini birleştiriyor. Fikir, bazı virüslerde görülen programlı ribozomal okuma kaymasından esinlenmiş. Uzun bir şablon DNA ipliğine farklı uzunluklarda “mikro-zımbalar” (oligo dizileri) bağlanıyor; her zımba bir biti temsil ediyor. Okuma sırasında MspA türü bir nanopor sensörü, iplik geçerken oluşan akım değişimlerinden 0/1 değerlerini ayırt ediyor. Bu yaklaşımın en kritik yanı: Yazma–silme–yeniden yazma işlemleri için ne enzim kullanılıyor ne de yeni DNA sentezine gerek duyuluyor; işlemler oda sıcaklığında ve paralel biçimde yapılabiliyor.

Kanıt niteliğindeki deneylerde, bit düzeyinde hedefli silme ve yeniden yazma, “toehold aracılı iplik yer değiştirme” ile dakikalar içinde ve yaklaşık yüzde 90 verimle gösterildi. Araştırma, tek bir nanopor üzerinden okuma hızını saniyede yaklaşık 10 bit olarak tahmin ediyor; veri yoğunluğu ise kullanılan tasarıma bağlı olarak kabaca 1 bit için ~25 baz seviyesinde. Yöntem henüz laboratuvar aşamasında; okuma sırasında zaman zaman tıkanma benzeri olaylar görülebiliyor ve daha uzun şablonlar için özel tasarımlar gerekecek.

Mizzou ekibi, bu yöntemi taşınabilir bir okuyucuyla eşleştiriyor ve uzun vadede USB bellek boyutuna yakın bir cihaza indirgemeyi hedefliyor. Araştırmacılar, yeniden yazılabilirliğin pratik DNA depolama çözümleri için kritik bir eşik olduğunu vurguluyor.

DNA depolama alanında başka yaklaşımlar da ilerliyor. Örneğin, 2025’te tanıtılan “DNA kaset bant” prototipi, kuramsal olarak çok yüksek yoğunluk vadediyor ancak bugün için yazma/okuma hızları oldukça düşük. Mizzou’nun yeniden yazılabilir modeli, bu ekosistemde hız, pratiklik ve güvenliğe odaklanan farklı bir çizgi açıyor.

Özetle: Çalışma, DNA’yı sadece uzun ömürlü bir arşiv ortamı olmaktan çıkarıp, gerektiğinde güncellenebilen bir veri taşıyıcısına dönüştürme yolunda önemli bir adım. Ticarileşme için zaman ve mühendislik gerekiyor; fakat ortaya konan çerçeve, düşük enerji ihtiyacı, yoğunluk ve fiziksel güvenlik gibi güçlü yönleri bir araya getiriyor.

Kaynak: www.techspot.com


Kaynak: Techolay